Türkiye Hidrojen ve Nükleer Enerjide Stratejik Adımlar Atıyor

Yenilenebilir enerji alanında ivme kazanan Türkiye, hidrojen enerjisi ve yerli nükleer teknolojilerini merkeze alan kapsamlı bir yol haritasını hayata geçiriyor.

Enerji dönüşümü, sanayi rekabeti ve enerji güvenliği hedefleri doğrultusunda hidrojen üretiminden nükleer reaktör geliştirmeye kadar kritik projeler devreye alınacak.

Ulusal Hidrojen Programı Yolda
Hidrojenin üretim, depolama, taşıma ve sanayide kullanımını entegre bir yaklaşımla ele alacak “Ulusal Hidrojen Programı” ile Türkiye, bu alanda yerli teknolojilerini küresel rekabete taşımayı hedefliyor. İlk adımda, güneş ve rüzgar enerjisiyle çalışan elektroliz tesisleri kurulacak, pilot üretim bölgeleri oluşturulacak. Demir-çelik, petrokimya ve gübre gibi enerji yoğun sektörlerde fosil yakıtların yerine hidrojen kullanımı teşvik edilecek.

  • TÜBİTAK tarafından geliştirilen yerli elektrolizörlerin kapasitesi artırılacak; yeşil hidrojen yatırımlarında bu sistemlerin kullanımı desteklenecek.
  • Hidrojenin ulaştırma sektöründe, özellikle yakıt hücreli araçlar ve ağır taşıtlarda kullanımı yaygınlaştırılacak.
  • Taşıma altyapısı ve depolama çözümleri için teknik standartlar belirlenecek, yerli sanayinin hidrojen sistemleri üretme kapasitesi güçlendirilecek.

Bu programla, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, ihracat odaklı yeni bir enerji ekonomisinin oluşturulması ve sanayide rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.

Yerli Nükleer Reaktörler ve Teknoloji Hamlesi
Nükleer enerjide ise Akkuyu NGS ile başlayan süreç, yerli reaktörlerin geliştirilmesiyle taçlandırılacak. 4.800 MW kurulu güce ulaşacak Akkuyu’nun yanı sıra, reaktör ekipmanları, otomasyon sistemleri ve güvenlik teknolojilerinin yerli üretimi için sanayi kümelenmeleri desteklenecek.

  • Rekabet Öncesi İşbirliği Programı kapsamında reaktör AR-GE projeleri finanse edilecek; ergimiş tuz reaktörleri gibi yeni nesil teknolojilere odaklanılacak.
  • Nükleer altyapı bileşenlerinin mümkün olan en yüksek oranda yerli üretimi sağlanacak, böylece savunma ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir adım atılacak.
  • Nükleer teknoloji, sadece enerji üretimi için değil, havacılık, uzay ve savunma sanayisi gibi stratejik sektörlerdeki ileri teknoloji ihtiyaçlarına da cevap verecek şekilde konumlandırılacak.

Nükleer Teknopark ile AR-GE Ekosistemi Güçlenecek
Nükleer bilimler, radyasyon teknolojileri ve malzeme araştırmalarında inovasyonu hızlandırmak için Nükleer Teknopark kurulacak.

  • TÜBİTAK ve TENMAK gibi kurumların altyapıları, üniversiteler ve özel sektörle entegre edilecek.
  • İTÜ‘nün akademik liderliğinde yürütülecek projelerle, nükleer teknolojide küresel değer zincirine entegrasyon hedefleniyor.
  • Teknopark, ileri mühendislik çalışmalarına ev sahipliği yaparak hem istihdam yaratacak hem de Türkiye’nin nükleer teknoloji ihracatındaki potansiyelini artıracak.

Türkiye, hidrojen ve nükleer enerji alanında attığı bu stratejik adımlarla enerji bağımsızlığını güçlendirmeyi, sanayide yeşil dönüşümü hızlandırmayı ve küresel teknoloji yarışında söz sahibi olmayı hedefliyor. 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için ise bu iki alan kritik bir kaldıraç işlevi görecek.

Haber Merkezi

Haber Merkezi

Articles: 1179